Mezunlarımız Şimdi Ne Yapıyor?

13.3.2017
Duru Arslan – İELEV Özel 125. Yıl Ortaokulu 2016 Mezunu

İELEV:İELEV’de okurken en sevdiğin ders/etkinlik neydi? Duru Arslan: En sevdiğim ders Almanca, en sevdiğim etkinlik Fasching idi. İ: İELEV’de okurken başından geçen bir hatırandan bahsedebilir misin bize? D.A: Kışın kar yağdığında ve dışarı çıkmamıza izin verildiğinde her sene dışarı koşarak çıkıyorduk. Sekizinci sınıfta son kar oynayışımız olduğunun bilincinde olduğumuz için her anı dolu dolu değerlendirmiştik. Çok belirli ve özel bir şey değil ama geriye dönüp bakınca en çok gülümsediklerimden bir tanesi. İ: İELEV’in sana kazandırdığı en önemli şey nedir? D.A: Kendi becerilerine ve ilgilerine göre hareket etmek, aile olmak ve sorumluluk bilinci. İ: İELEV’de öğrendiğin neleri eğitim hayatında kullanabildin? D.A: Lise seçimimi kendi isteklerim doğrultusunda yaptım, bu en büyüğüydü. Onun dışında nasıl dil çalışacağımı bildiğim için Fransızcayı rahat öğrendim ve Almancayla Fransızca aynı mantık üzerine kurulu olduğu için rahat konuşabildim ve hala da kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Son olarak da sevdiğim şeyleri devam ettirmenin bana ne kadar fayda sağladığını öğrendiğimden dolayı sevdiğim hiç bir şeyi bırakmadım. İ: Almanca bilmenin/ çok dilli ve çok kültürlü bir yapıda eğitim almanın sana kazandırdığı artılar nelerdir? D.A: Farklı ırktan, dinden, dilden kimseyi yadırgamıyorsun çünkü farklılıklara saygı duymayı öğrendik. Farklı aksanlara, düşüncelere duyarlı oluyorsun. Almanca bilmek de dil öğrenmeyi kolaylaştırıyor ve kültürleri karşılaştırabilme gücünü bulabiliyorsun kendinde.

10.3.2017
Ülkü Çağlayan, İELEV Özel Ortaokulu 2001 Mezunu

İELEV: İELEV’den mezun olduktan sonra eğitim hayatın nasıl ilerledi? Ülkü: Üsküdar Fen Lisesini bitirdim ve Koç Üniversitesinin İşletme bölümüne girdim. Üniversitedeyken bol bol yurt dışından ders aldım, değişim programıyla Barselona’ya gittim, üniversiteden sonra yüksek lisans için Londra’ya gittim. Arkasından, Güney Afrika ve Hindistan’a sertifika programlarına gittim. İ: Şu anda neler yapıyorsun? Ü: Sosyal Gelişimciyim, nefes kolaylaştırıcı dediğimiz doğru nefes almayı öğreten kişiyim. İ: Okuduğun bölümle ilgili bir iş yapmıyorsun o halde. Ü: Çoğu kişi gibi ben de okuduğum işi yapmıyorum. İ: Neden peki? Ü: Bunun sebebi kendimizi geç tanımış olmamız, ailelerin fazla yönlendirmesi altında kalmış olmamız ve biraz ezbere hareket etmemiz olabilir. İ: Peki sen girişimci misin? Kendi ofisin/şirketin mi var? Ü: Nefes ve zihin kolaylaştırıcılığı nedir, bunları merak ederken bir seminerden yolum Güney Afrika’ya düştü, orada onun eğitimini alırken Permakültür ile tanıştım. Permakültür, atıkları minimize edip doğaya nöbetçi bir şekilde yaşamak ve doğanın içinde bir döngü kurmak demek. Ama bu ille de çiftlik hayatı demek değil, bilinçli köylü gibi düşünelim, son teknolojileri kullanarak, güneşten yağmurdan yararlanarak doğada yaşama biçimi olarak kullanılabiliyor. Permakültür disiplinleri bunu şehirde, hayat tarzımıza da uygulanabilir hale getirmeyi sağlıyor. İ: Permakültür hayatında neleri değiştirdi? Ü: Permakültürle tanışmam bana birçok şeyi sorgulattı, onu öğrenip buraya döndüğüm zaman “sürdürülebilir yaşam”la ilgili bir şeyler yapabilmeyi istedim. Bunu söylediğiniz anda zaten kendi yaşamınızı ufak ufak değiştirmekle başlıyorsunuz. O yüzden aşırı derecede bilen biri olarak değil ama neleri yapmak istemediğini bilen biri olarak, sürdürülebilir yaratıcılık söylemiyle bir şey başlatmak istedim. Sonradan araştırınca yapmak istediğim işin sosyal girişimcilik, sürdürülebilir iş modelleri olduğunu, kar amaçlı değil de, sosyal fayda sağlamaya yönelik işlere dendiğini öğrendim. O dönemde geçici olarak Çukurcuma’da bir binada yer açmış buldum, ilk katını geri dönüşüm, ileri dönüşüm, doğal ürünler dükkanı olarak kullanırken üst katında da nefes terapileri veriyordum. Binanın 3. katını da “art residency” olarak değerlendirdim. 2,5 sene sonra en başta konuşulduğu gibi binadan çıkmam istendi ve 6 ay önce birçok insanın desteğiyle, imece usülü Kadıköy’e taşındım. Benim yaptığım şeyin momentumuna inanan birileri sponsor oldu, mimarlar içerisini yaptı derken yepyeni bir yerimiz oldu. Dükkân yok, satış yok, içinde okullara yönelik yaratıcı eğitimler, sergiler, ayda bir film gösterileri, ayda bir herkesin yemeğini getirdiği akşam yemekleri, yoga dersleri, nefes dersleri gibi birçok şeyin yapıldığı bir yere dönüştü. İ: Peki sence İELEV’in sana kazandırdığı en değerli şey nedir? Ü: Arkadaşlar diyebilirim. İyi bir enerji vardı bu okulda, hiçbir zaman mutsuz olmadım. Bence mutlu öğrencilik hayatı çok önemli. Bir de Almancanın yanında İELEV’in İngilizceme çok katkısı oldu. İ: Ortaokuldaki İELEV’lilere vereceğin bir tavsiyen var mıdır? Ü: Ortaokuldakilere bol bol burada, sınıfın içinde ve dışında, okulun bahçesinde, her yerinde, her kanaldan öğrenmeye açı

İELEV Okullarından haber almak için e-bültenimize kayıt olun.

  • Türkiye Özel Okullar Birliği
  • The International Baccalaureate®MEB - Okul Sağlığı
  • İngilizce Drama Kulübü (International Schools Theatre Association)
  • Erasmus +
  • University of Cambridge ESOL Examinations
  • Weltverband Deutscher Auslandsschulen
  • Das Deut­sche Sprach­di­plom der Kul­tus­mi­nis­ter­kon­fe­renz
  • Schulen: Partner der Zukunft
  • Die Zen­tral­stel­le für das Aus­lands­schul­we­sen
  • The International Baccalaureate®
Lara escort türk filmleri türk porno ankara sgk ücretsiz kredi haberleri diyet zayıflama